Zorlu yaşam olayları ve psikolojik süreçler, vücutta stres kaynaklı fiziksel tepkileri tetikler; bunlardan en yaygını ise halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtikerdir. Altı haftadan uzun süren kronik ürtiker vakaları için mutlaka bir dermatoloğa başvurulması gerekirken, daha kısa süreli durumlarda yaşam tarzı değişiklikleri ve doğru gıda takviyeleri semptomları hafifletmeye yardımcı olur. Stresle başa çıkmak ve anksiyete/uykusuzluğu gidermek için passiflora bitkisinden; kaşıntıyı tetikleyen histamin seviyesini düşürmek için C vitamininden; ürtiker şiddetini azalttığı kanıtlanan D vitamininden ve ciltteki enflamasyonu baskılayan yüksek saflıkta omega-3 balık yağlarından yararlanılabilir. Ancak sağlığı korumak adına, kullanılacak bitkisel ve hayvansal takviyelerin merdiven altı yerlerden değil, mutlaka eczane güvencesiyle ve hekim/eczacı danışmanlığında (Zade Vital standartlarında) seçilmesi kritik önem taşır.
Son yıllarda 'ikinci beynimiz' olarak kabul edilen bağırsaklarımız, vücudumuzun en yoğun mikroorganizma barındıran bölgesidir. Bu yazımızda, bağışıklık ve sindirim sisteminin gizli kalesi olan bağırsak florasının (mikrobiyota) önemini, florayı bozan dış etkenleri ve dost bakterilerin sayısını artıran probiyotik ile prebiyotiklerin simbiyotik gücünü inceliyoruz.
Cildimizin ve eklemlerimizin gizli kahramanı olan kolajen, ilerleyen yaş ve çevresel faktörlerle zamanla azalır. Peki, kolajen kaybını önlemek ve cildin esnekliğini korumak için kolajen takviyesi kullanmalı mıyız?